Bugünlerde beni kızdıran mı desem, canımı sıkan mı desem yoksa rahatsız eden mi desem bilemediğim bir konu var. Akşamüstü iş çıkışı çocukları okuldan alıyorum ve parka gidiyoruz. Park ev ve okulun tam ortasında, yolumuzun üstünde olunca kaçınılmaz olarak uğruyoruz. Her gün en az 30-40 dakika bazen 1 saat oyalanıyoruz parkta. Benim için biraz yorucu olsa da şehir merkezinden bizim oraya gidince, püfür püfür rüzgar eserken açık havada vakit geçirmek iyi geliyor. Okuldan çıkan çocuklar, okula gelmeyen ama her gün o saatlerde parka gelen çocuklar derken park bayağı kalabalık oluyor. Buraya kadar hiç sorun yok.
Sorun şu ki anneler, bakıcılar, anneanneler, her kimse işte, çocuklarına parkta yiyecek bir şeyler veriyorlar. Bu beni iki açıdan rahatsız ediyor. Birincisi o yenen yiyecekler hep bisküvi, kraker gibi oldukça gereksiz ve çocukların iştahını kapatan şeyler. Zeynep ve Kaan elinde paket olan birini görünce hemen bana gösterip "ben de istiyorum" diyorlar.İstiyorlarsa gidip istemelerini söylüyorum. Ya da bizimkilerin de canlarının çektiğini görenler kendileri ikram ediyorlar. Engellemek istemiyorum. Çünkü hem akıllarında kalmasını istemiyorum hem de bilen bilir bu yaştaki çocuklara hayır deyince daha çok diretiyorlar. Sokakta o abur cuburu yiyince akşam yemeğini hiç de iştahla yemiyorlar tabi. Bazen hiç dokunmuyorlar bazen de iki çatal alıp bırakıyorlar. İşte çocuklarına akşam yemeğinden o kadar kısa süre önce hem de çocukların hiç bir talebi yokken, güzel güzel oyun oynayıp dururlarken çantadan çıkarıverip o krakeri, bisküviyi veren anneleri anlayamıyorum. Ara sıra olur, yemek gecikecektir, çocuk aç durmasın diyebilir insan. O durumda da meyve yeseler ne hoş olur da neyse. Ama her gün olmaz arkadaş. Sonra "bizim çocuk yemek yemiyor" diye şikayet edersiniz işte. Onlardan sana ne diyebilirsiniz, Hakikaten de başkasının çocuğunu nasıl beslediği beni ilgilendirmez. Beni ilgilendiren kısmı parkta benimkilerin, başka çocukların gözünün önünde yedirmeleri. Ben yedirmek istemedikçe bana doğru geliyor öyle şeyler.
Bu durumun beni rahatsız eden ikinci tarafı ise "olan var, olmayan var" konusu. Biz küçükken salçalı ekmeğimizi bile bahçede hızlı hızlı yer bitirir sokağa öyle çıkardık. Sokakta bir şey yememize asla izin verilmezdi. "Olan var, olmayan var" derdi babaannem. Hakikaten de düşünüyorum sokakta onca çocuk beraber oyun oynardık ama kimse elinde yiyecekle çıkmazdı dışarı. Böyle büyütüldüğüm için parkta çocukların bir şeyler yemesinden rahatsız oluyorum. Örneğin dün biri bizimkiler salıncakta sallanırken muz çıkardı çantasından verdi çocuğunun eline. Bizimkiler döndü döndü baktı. O an onlara nerden nasıl muz buluvereyim. Bir başkası tam karşılarında simit verdi çocuğun eline. Bizimkiler de hemen "anne simiitt" demeye başladı."Eve gidelim, evde var" dedim de bir an evvel uzaklaştık oradan. Hoş eve gelince de simiti yediler tabi. Akşam yemeği de yalan oldu haliyle.
Dün eve giderken çok sinirlendim. Çocuğun oyun saatiymiş, getirmişsin oynatıyorsun işte. O yiyecekleri niye araya sıkıştırırsın ki. Eve gidince ne yedireceksen yedir çocuğuna, ama lütfen parkta başka çocukların göz önünde yapmaaaaa.....




Hiç yorum yok:
Yorum Gönder