Öğretmenleri hemen her gün Zeynep ve Kaan'ın çok güzel yemek yediklerini söylüyor. Hakikaten de öyle yemek seçme huyları yok. Tabi ki çoğu çocuk gibi köfte, patates ve makarnayı çok seviyorlar, tatlı, çikolata gibi şeylere bayılıyorlar. Ama karnabaharı da yiyorlar, kerevizi de.
Zeynep ve Kaan'ın böyle olmasının sebebi zaten öyle doğmuş olmaları mı yoksa benim onlar için benimsediğim beslenme şekli mi bilmiyorum. Benim bizimkilerin beslenmesinde önem verdiğim, dikkat ettiğim noktaları paylaşmak istedim. Belki bir fikir verir bir yardımcı olur. Çünkü yemek yemeyen, yemek seçen çocuk hakikaten çok zor.
1 yaşına kadar Zeynep ve Kaan ilk dört ay hem anne sütü hem hazır mama ile beslendiler. Genelde tavsiye edilenin aksine ben su içirdim çocuklara ilk günlerden itibaren 4 ay dolduktan sonra minik minik ev yapımı günlük yoğurt ve mevsim meyvesi püresi yemeye başladılar. 6 aylık olduklarında basit haşlama çorbalar da ilave oldu listeye. Çorbalarında tuz hiç kullanmadım. Yağını da çiğden üzerine gezdirdim. Zamanlar kahvaltıda yumurta sarısı ve tuzsuz lor peyniri yemeye başladılar. Bunları birbirine karıştırarak değil ayrı ayrı vererek her ikisinin de tadını almalarını sağlamaya çalıştım. Bazen ekmek de ufalıyordum içlerine. Bir de meyveyi 10-11 aydan sonra püre değil de minik minik doğranmış olarak vermeye başladım. Her gün kahvaltı+meyve+anne sütü+çorba+yoğurt+anne sütü şeklinde bir beslenme düzenleri vardı. Bir yaşına kadar bal, reçel dahil hiçbir tatlı ve şeker içerikli yiyecek yemediler. Yalnızca anneanne ve dedesinin sırf onlar için yaptığı ev yapımı pekmezden birer çay kaşığı yiyolardı kahvaltıda. Aynı şekilde bebe bisküvisi dahil hiçbir hazır paketli ürün yemediler.
1 yaşından sonra bizim yediğimiz yemekleri yemeye başladı onlar da. Hatta yaşları dolmadan kısa süre önce hafif hafif başlamıştım bizim yemeklerden vermeye. Tabi yemekleri az tuzlu ve biraz daha sade yapmaya çalışıyordum. 1 yaşından sonra kahvaltı, öğle yemeği, akşam yemeği olarak üç ana öğün ve aralarda meyve öğünleri oldu. Ve tabi 17 aylık olana kadar anne sütü. Bu dönemde de yine hazır paketli ürünlerden uzak durdum. Çocuklar ve bebekler için yapıldığı söylenen bisküvi, çikolata, meyveli yoğurt gibi şeyleri hiç vermedim. Sebzeleri çocukların sevdiği gibi salçalı, tencere yemeği olarak kimi zaman etli kimi zaman sade pişirdim. Karnabahardan sarımsaklı yoğurt ve salça sosla mantı bile yaptım. Köfteyi zaten hep yağsız tavada ızgara olarak yaparız, çocuklar da öyle yedi. Bu noktada önemli olan çocuğunuzu tanımak ve neyi sevip neyi sevemeyeceğini tahmin etmek. Her zaman tutmuyor tabi sevmez dediğinizi çok sevebiliyor, yer dediğinizin yüzüne bakmayabiliyor. Çocuklar bir yemeği yemek istemediklerinde asla ısrarcı olmadım. Yiyeceksin diye peşinden koşmadım. Hiç yemediyse hemen başka pratik bir yemekle (çorba, makarna gibi) o anlık karnını doyurdum. Biraz yiyip bıraktıysa afiyet olsun deyip masadan kaldırdım. Asla "o tabaktaki bitecek", "kalan yemek arkandan ağlar " gibi şeyler söylemedim, söylemem de. Çünkü bir uzman demişti ki çocuğun neyi ne zaman yiyeceğine siz karar vereceksiniz ama ne kadar yiyeceğine kendisi karar verecek. Hakikaten de yemek istemediğiniz bir şeyi size zorla yedirmeye çalıştıklarını düşünsenize. Zeynep ve Kaan bir yaşındayken masadaki yemekleri görüp ondan istiyorum ondan istemiyorum diye gösterirlerdi. Tercih etmedikleri yemeyi asla ağızlarına koymayıp mutlaka diğerini isterlerdi. Hala da öyle. Ama bu noktada iş anneye düşüyor. Çocuğun yemesini istediğiniz şeyi önce sofraya koyuyorsunuz ki diğer yemeği görmeden yemesi gerekeni yesin. Sonra onun daha çok tercih ettiğini ortaya çıkarıp yedirebilirsiniz. Empati kurmak önemli bu noktada.
Bunların dışında bir yaşından sonra elleriyle yiyebilecekleri yemekleri önlerine koyup kendi kendilerine yemelerini sağladım. Ellerine çatal ya da kaşıp verip beceremeseler de tutmayı öğrenmelerini sağladım.
2 yaşından sonra artık tabaklarına koyduğumu kendi kendilerine bazen döküp saçarak bazen de tertemiz yiyip bitiriyorlar. Ağızlarına göre yemek varsa daha da istiyorlar. Yoğurda ayrana bayılıyorlar yemekle birlikte. Tabi ki yemek istemedikleri zamanlar oluyor. Hiç ısrar etmiyorum, yemen gerekiyor demiyorum. Afiyet olsun deyip gitmesine izin veriyorum. Bunun dışında meyve Zeynep ve Kaan için vazgeçilmez. Her türlü mevsim meyvesini ayırmadan yiyorlar. Ayvayı bile seviyorlar :) Evde sürekli bulundurmasam da zaman zaman bisküvi, çikolata yiyorlar. Tabi ki çok seviyorlar ve daha da istiyorlar. Ama "bitti, biraz da yarına kalsın, bunu da ben yiyeyim" gibi cümlelerle sınır koymak gerekli. İşe yaramıyorsa ilgisini başka yöne çekmek çok işe yarıyor. "Ben sana ekmek vereyim, aa gel bakalım baba mı gelmiş, yemeğe kadar boya yapmak ister misiniz" gibi hoşuna giden başka şeylere yönlendirmek çocuğun ısrarcı olduğu hemen her konuda çok işe yarıyor. Ağlarken bile. Ancak çikolata, bisküvi konusunda "başka veremem, yeter o kadar, çok yedin, başka yeme" gibi anlamı olumsuz cümleler işe yaramıyor benden söylemesi.
Ayrıca çocuklar bir yiyeceği sevmediyse biraz ara verip daha sonra tekrar denettirmek gerekiyor. Yine olmadıysa sevebilecekleri şekilde hazırlamak gerek. Bol sebzeli makarna, sebze köftesi vs. gibi yaratıcı çözümler bulmak gerekiyor. Kaan peynir yemiyordu yakın zamana kadar. Her kahvaltıda tabağına koyardım ama bunları bitir diye ısrar etmedim. Arada peynirinden de ye diye hatırlattım. Sonra ızgara hellim gibi ızgara beyaz peyniri severek yediğini fark ettim. Birkaç kez üst üste verdim. Şimdi normal peyniri de yiyor az da olsa. Okulun da faydasını atlamamak lazım bu konuda. Çocuklar çoğu şeyi başka çocuklardan özenerek yapıyor.
Bir gün otobüste yanında 10 aylık bebeğiyle bir anneyle karşılaşmıştık. Sohbet ederken yemek yediremiyorum diye şikayet etti. O sırada o 10 aylık bebeğin elinde çubuk kraker vardı. O kraker, bisküvi gibi şeyler bir sürü ilave tatlandırıcıyla, aromayla, tuzla, şekerle lezzetlendiriliyor. Hakikaten lezzetli yapıyorlar ki insanlar alsın ve yesin. 10 aylık bir çocuk o aşırı lezzetli şeylerin tadına varırsa evde onun için yapılan yağsız tuzsuz çorbayı, sebze püresini hatta kahvaltıda peyniri yumurtayı yemez tabi. Siz olsanız hangisini tercih ederdiniz. Yemek deyip geçmemek lazım. Bebek ve çocuklarda işin matematiğini kavrayıp ona göre hareket etmek lazım.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder