Çocukların okula alışma süreci başladığından bu yana günler
biraz yoğun geceler de nispeten az uykulu geçmeye başladı. Çocukların kendi
hayatlarındaki, düzenlerindeki her yenilik, her değişiklik gece uykularını
etkiliyor bizim evde. Önce işe başlama, sonra okula başlama derken şimdi de
birkaç gün içinde okulda tam güne geçecekler. Tahmin ediyorum ki okulda
sabahtan akşama kalmaya tam anlamıyla alışana kadar biraz daha uykusuzluk
yaşayacağım. İşte bu uykusuzluktan ötürü gün içinde yapmaya mecbur olduğum şeyler
dışında başka şeylere ne isteğim ne gücüm kalıyor. Bu yüzden uzun zamandır
güncelleyemedim sayfayı. Bu alışma süreci ve sonrasını detaylarıyla
başka bir yazıda anlatırım daha sonra. Bugün bir diyet bölümü yazısı ile bir
güncelleme yapalım:
Neredeyse Mart ayının ortasından bu yana diyetimi sürdürmeme rağmen rakamlar olduğu yerde asılıp kalmıştı; bir türlü inmiyorlardı aşağı. Bu durum üç haftadan fazla sürünce durup bir ne oluyor diye baktım. Bunun en önemli sebebi haftasonlarımı düzensiz ve dengesiz beslenerek geçirmemdi. Haftaiçi olduğu gibi saate göre bir düzen olmayınca ben de beceremiyordum düzeni ayarlamayı. Bir de serbest gün diye serbest haftasonu yapınca ipin ucu kaçıyordu elimden. Aynı kiloda takılıp kalmamın bir diğer sebebi ise hamilelik kilolarımı verip eski kiloma ulaşmış olmamdı. Yani en son alınan kilolar daha kolay veriliyor da eski, yer etmiş kilolar biraz daha zor gidiyor.
Bunun üzerine bir karar aldım: İki hafta boyunca serbest gün
yapmamak. Ve bundan sonraki serbest günleri "denetimli serbestlik" :)
şeklinde geçirmek.
Bu kararımı uygulamanın meyvelerini almış bulunuyorum.
Takıldığım kilonun 2 kilodan daha fazla altına düşmüşüm.
Bu arada bu iki hafta sadece serbest günleri iptal etmekle
kalmadım. Diyetimin ilk iki haftasına döndüm diyebilirim. Hiç hamur işi, tatlı,
kızartma vs. yemeyip son derece hafif beslendim. Diyetimin normal seyrinde
bunları başka şeylerin yerine koyarak az da olsa tüketiyordum. İki haftalık
hafiflik iyi geldi diyebiliriz. Aslında bu iki haftadan daha uzun da
sürdürülebilir rahatlıkla. Bence tamamen motivasyona bağlı. Başlarken iki hafta
değil de bir ay diye başlarsam bunu bir ay da sürdürebilirim. Önemli olan
vücudun ihitiyacı olanı yeterince verebilmek. Örneğin ben diyete başlamadan
önce canım daha çok tatlı çekerdi. Şimdi her öğünümde ekmek ya da ekmek yerine
geçen başka bir şey yediğimden; meyve ve kuru meyveyi her gün mutlaka
tükettiğimden sanıyorum o kadar tatlı yeme isteğim olmuyor. Mühim olan gerekli
olanı gerektiği kadar tüketmek. Çocukların beslenmesinde de yemeleri gereken
besinleri yedirip gerekli olmayanları vermiyorum. Dış mihrakların ara sıra
müdahaleleri oluyor tabi. Ben tatlı yemelerini sağlıyorum mesela. Paketli
olmayan pastane dondurması, muhallebi, sütlaç, ev yapımı kek, kurabiye vs. Ama
dış mihraklar (aslına bayağı iç mihrak onlar) bazen margarinli
açmalar, kuru pastalar, kremalı pastalar getirebiliyor onlara.Neyse bu
başka bir yazının konusu.
Dediğim gibi dengeli ve düzenli beslenince her şey kolay
oluyor.
Bu arada daha önce kansızlık sorunum vardı. Hamilelik, emzirme ve şimdi de kilo verme süreçlerinden sonra herhangi bir eksiklik var mı diye tam kan sayımı yaptırdım. Tüm değerler normal çıktı. Bu sonuca dayanarak en azından beslenmemde çok büyük bir hata yapmadığım sonucunu çıkarabilirim bence. Zaten benim gibi açlığa dayanamayan biri 3 buçuk aydır diyet yapıp ruh sağlığını da koruyabiliyorsa kendine göre doğru yaptığı bir şeyler vardır.
Diyet yaparken kendinizi tanıyıp her adımınızı kendinize özgü adımlar olarak atmanız çok önemli. Zorlamaya gelmez!!!
ahhh taş geldi..
YanıtlaSil: ))))
Sil