15 Nisan 2014 Salı

Kilo verme macerası

Hamilelik kilolarımın bir kısmı iki yıldır bende yer etmiş, gitmek bilmiyordu.Ben de onları sarıp sarmalamadım değil hani. Ama nihayet (2014) Ocak ayının sonunda 'yetti gari' dedim ve diyete başladım. İlk 2 hafta tatlılar, hamur işi, alkol gibi aslında gerekli olmayan ama keyifle tüketilen şeylerden tamamen uzak durdum. Çok düzenli ve dengeli beslenerek başladım sürece. Zaten çocuklardan ötürü evde düzenli olarak sağlıklı yemek pişiyor. Bir de zaten hiçbir zaman "abur cuburla geçiştirelim, hep dışarıdan yiyelim" gibi bir yeme alışkanlığımız olmadı. İlk 2 hafta sonunda kendime bir günlük serbest gün verdim. Sonrasında neler yaptığımı anlatayım:

  •  Öncelikle yediğim her şeyi farkında olarak yedim. Masada duran, çekmecede saklanan kek, börek, kuruyemiş gibi şeyleri bir lokmacık ağzıma atıvermedim. Kek, börek yemek istiyorsam bir önceki ya da sonraki öğünümden ekmeği çıkararak ya da azaltarak bir dilim yedim. 
  • Kahvaltıda bol bol tere, dereotu yiyorum hala. Şansıma ben ot yemeyi, sebze yemeyi çok severim. Zorlamıyorum kendimi hiçbir şey için. 
  • Kahvaltıda peynirimi, zeytinimi ölçüyle yedim/yiyorum. Neyi ne kadar yediğimi görerek yiyorum. (Gram, tane vs. gibi ölçü vermem buradan. Herkesin ölçüsü kendine göre değişir.) Yumurta hemen hemen her gün yiyorum. Haftasonları ailecek simit keyfi yapıyoruz :)
  • Ara öğünlerimde ilk günlerde tarçınlı, kuru meyveli yoğurt yapıp yedim. Tavsiye ederim çok lezzetli. Şimdilerde sadece taze ya da kuru meyve, leblebi, çiğ badem/fındık vs. yiyorum. Avuç avuç değil tabi, kontrollü olarak. 
  • Öğle yemeklerinde sebze yedim çocuklarla birlikte. Yanında salata ve/veya yoğurt. 
  • İşe başladığımdan beri öğle yemeklerimi evden getiriyorum. İçine haşlanmış kurubaklagillerden eklenmiş, yağı da tuzu da olan salatalar, bir önceki günden kalan sebze yemekleri gibi. Yanında ekmek ve bazen de yoğurt. 
  • Öğle yemeğimi iş yerinde yiyorsam salata bar bölümünden yiyorum. Çorba ve ana yemeğin yanına bolca yeşil salata dolduruyorum tabağıma. Salata diye bara konan börek, dolma, kızartma, kısır gibi yemekleri almıyorum, kendimi kandırmıyorum. 
  • Akşam yemekleri bizim evin alışkanlıklarından ötürü etli, tavuklu öğünlerdir. Ben de yine porsiyonlarımı kontrol altında tutarak yedim/yiyorum o akşam ne yemek varsa.
  • Çoğunlukla kendime özel diyet yemekler pişirmedim. Zaten az yağlı pişiriyorum yemekleri. Ailecek aynı yemekleri yedik. 
  • Hiç diyet/light ürün kullanmadım. Evdeki süt, peynir, yoğurttan tükettim. Diyet bisküvi, kraker, mısır gevreği vs. hiç birinden yemedim. Zaten uzun zamandır o tür paketli gıdaları tüketmiyorum. Birkaç gündür işyerimde kahveme koymak için light süt alıyorum sadece.
  • Akşam yemeklerinden sonra hiçbir şey yemiyorum. 
  • Her ana öğünde mutlaka ekmek yiyorum. Ekmek yerine pilav, makarna tercih ettiğim zamanlar oluyor. 
  • Haftada bir özellikle haftasonları serbest gün yapıyorum. O gün tatlı, kızartma, hamur işi gibi şeylerden yiyorum. Bazen abarttığım oluyor ama ertesi gün battı balık yan gider demeyip düzenime geri dönüyorum. 
  • Çalışmaya başlamadan önce evde bütün gün koşuşturmaca halindeydim; oturmaya fırsatım olmuyordu pek. Spor sayılmaz bu belki ama bayağı da enerji sarf ediyordum. Bunun yanında bir de çocuklarla birlikte dans ediyorduk benim için spor onlar için eğlence olsun diye :)
  • İşe başladığımdan beri her gün öğle yemeğimi yedikten sonra ortalama 45 dakika yürüyüş yapıyorum. Çok tempolu olmasa da hızlı yürüyorum. Bir yere yetişmeye çalışır gibi. 
  • Haftada bir, her hafta aynı gün sabah kahvaltıdan önce tartıldım. Yerimde saydığım, hatta geri gittiğim zamanlar oldu. Moralim de bozuldu ama hedefimden şaşmadım. Yoluma devam ettim. 
  • Misafirlik söz konusu olunca adetimiz ya çayın yanını boş bırakmayız. Misafir ağırladığımda da ben misafirliğe gittiğimde de o günün sabahından itibaren o ikramları dikkate alarak yedim öğünlerimi. Örneğin yeşillik, peynir, yumurta ağırlıklı kahvatlı, öğlen sadece salata gibi. Malum çayın yanına hep hamur işleri yaparız. Ben çayın yanına yapılabilecek daha hafif ve sağlıklı ikramlar araştırmaya, uydurmaya başladım bile. Örneğin deneyip çok beğendiğim, bir dahaki sefere kıyma yerine peynirle deneyeceğim Ispanaklı-Patatesli Börek: http://www.aycakaya.com/icerik.asp?id=264&ust_id=150&dil=tr  
Ve bu süreç boyunca tespit ettiğim bazı noktalar:

  • Motivasyon ve kararlılık benim için çok önemli. Herkesin motive edici sebebi farklı olabilir, kimi başarınca motive olur kimi başarısız olunca. Diyetisyenlerin ve doktorların dediği gibi bu beslenme işi parmak izi gibi. Her aşaması kişiden kişiye değişir. 
  • İnsan kendi beğeni ve alışkanlıklarını göz önünde bulundurup kendini tanıyarak tamamen kendine özgü bir yol haritası çizmeli. 
  • Diyet konusunda uzman doktor ve diyetisyenleri dinleyip okudukça insan kendi kendinin uzmanı olabiliyor. Kendi yanlış ve doğrularını tespit edebiliyor. Yeter ki bir hastalığı olmasın.
  • Hareket şart :) Oturduğun yerden kilo vermek ancak hastalık hallerinde olur bence. 
  • Hani bir reklam sloganı var ya "siz ne yerseniz çocuğunuz da onu yer", işte o çok doğru! Eve bisküvi, çikolata, şekerleme, kuru pasta vs. girmeyince çocuklar da onlardan haberdar olmuyor ve "işten gelirken sana ne getireyim?" diye sorunca "süt, ekmek, meyve, et, makarna" gibi cevaplar alıyorsunuz çocuktan. Umarım bunu uzun süre böyle devam ettirebiliriz.
  • Dışarıda yemek yemek her zaman sağlıksız değil. Bana göre çoğu ızgara olarak pişen kebaplar, yanında yediklerinizin kontrolünü elinizde tuttuğunuz sürece çok da sağlıksız değil. Tek sorun içindeki yağ miktarını kendiniz ayarlayamıyorsunuz. Aslında evde pişirdiklerinizin dışındaki her yemek için geçerli bu. Öğle yemeklerimi geçici bir süre için evden getirmemin sebebi bu. 
  • Dengeli ve düzenli beslenince neredeyse her gün yaşadığım tatlı ve çikolata yeme isteğimi neredeyse sıfıra  indirdim. 
  • Bundan 5-6 yıl önce de başarılı bir diyet serüvenim olmuştu. O zaman ve bugünün ortak tespiti şu: Sürekli olarak "ne yesem", "diyetime uygun neler pişirsem" diye düşünmemek, buna fazla vakit ayırmamak lazım. Sürekli yemek düşünmek insanı acıktırıyor.
Velhasıl tüm bunları yaparak ve göz önünde bulundurarak 2.5 ay gibi bir sürede 8 kilo verdim. İki haftadır yerimde sayıyorum ama sıkıntı yok arada öyle duraksamalar oluyor. Darısı fazla kilolarından dert yananlara!!!

3 yorum:

  1. Harika anlatmissin canim benim, hersey iyi guzel, uygulanabilirligi yuksek, benim tek derdim kararlilik.. o eksik iste.. disiplinsizim :-(

    YanıtlaSil
  2. Sen pisişiksindir, kendini telkin edebilirsin :) yaparsın sen :)

    YanıtlaSil
  3. Hem 38 beden, hem sıkı, hem atletik olmak, ayni zamanda da dünyadaki tum tatli cesitlerini yemek istiyorum.. Evet, psisigim :-)

    YanıtlaSil