4 Aralık 2015 Cuma

"Ay, bizim çocuk çok hareketli/yaramaz, vallahi böylesini görmedim!!"

Ben gördüm! 
Bütün çocuklar, sağlığı yerindeyse, hareketlidir. 

Sohbet aralarında anneler, hatta çocukların bakımını üstlenmiş anneanne ve babaanneler de, kendi çocuklarının ne kadar da hareketli olduğundan, onları çok ama çok yorduğundan, kendi çocuklarının başkalarınınkilere hiç benzemediğinden bahsederler hep. Bazen benim bile inanasım gelir. Sonra evdekileri düşünürüm. 

Düşününce benim çocuklarım da bayağı hareketli: Benimkiler de koltuk tepelerine çıkıp atlıyorlar; zigon sehpaları merdiven yapıp inip çıkıyorlar; kalorifer borusundan yabancı filmlerde itfaiyecilerin yaptığı gibi kayıp aşağı iniyorlar; akıllarına esip halıları topluyorlar; evin içinde bağırıp çığırarak delicesine koşuyorlar; koltuk minderlerinin tamamını yere indirip evin içinde küçük bir dağ oluşturup tırmanmaya çalışıyorlar; yemek masasının üstüne çıkıp bir de orada ayağa kalkıyorlar; muslukta oyun oynayıp üst baş her yeri ıslatıyorlar; birbirlerinin üstlerine çıkıp canlarını acıtıyorlar, sonra ağlıyorlar;
benimkiler de mutfaktaki tüm tava ve tencereleri salona taşıyıp içlerine su, mandal, oyuncak doldurup "yemek yapıyorlar"; her gün defalarca defalarca ve defalarca "yapma" dediğim şeyleri ısrarla yapmaya devam ediyorlar; her gece uyku saati geldiğinde uyumak istemeyerek, bin bir ağlama sızlanma ile yatmak istemeyerek, kalkmak için bin tane bahane bulup kalkarak o uykulu ve en yorgun halimle beni çileden çıkarıyorlar; benimkiler de oyuncaklarını toplamayıp topla deyince inadına daha çok dağıtıyorlar;  yemeklerini bilerek, isteyerek, kasten, gözümün içine baka baka yere atıveriyorlar, su bardağını ters çevirip suyu döküveriyorlar; benimkiler de sabahları giyinmek istemeyip kendilerini yerden yere atıyorlar...

Bu liste uzayıp gidiyor. Şimdiye kadar hiç kimseye benim çocuklarım çok hareketli ya da çok yaramaz diye yakınmadım. Evet, çok bunaldığım zamanlarda bunu yakınlarımla paylaşırım ama "çok yaramazlar, çok hareketliler" demedim hiç. Çocuk bu, oturduğu yerde hareket etmeden, ses çıkarmadan saatlerce kalmasını mı bekliyorsunuz? Ayrıca bunu bilmek ya da anlamak için anne baba olmaya da gerek yok. Zira ben çocuk sahibi olmadan da bu cümleyi kuruyordum: Çocuk dediğin hareketli olur! 

Millet hemen yapıştırıyor teşhisi "hiperaktif bu çocuk!!" Hiperaktivite takip ve ilgi gerektiren, tedavi de gerektirebilen bir hastalıktır ve teşhisi doktorlar koyar. Demeyin çocuklarınıza öyle. Hatta bence çocuk hareketli değilse bir sorunu mu var diye araştırın. 

"En hareketli benim çocuğum, en yaramaz benimki, en çok ben yoruluyorum, en dertli benim" gibi yakınmalarla gelmeyin, lütfen. Yarışmayın benle, başkasıyla. "Benim çocuğum çok hareketli iki üç çocuğa bedel" diyerek öne geçme derdine kaptırmayın kendinizi. Genelde bana böyle diyenlere "benimkiler öyle aşırı hareketli çocuklar değil" diyorum. Ne yani ben de mi yarışayım? Allah'tan bu çocuk milleti kendi doğal ortamlarında (yani evde) değillerse ya da yanlarında 'yabancı' birileri varsa hakikaten  (en azından ortama alışana kadar) durgunlaşıyorlar da beni yalancı çıkarmıyorlar :) 

Biri ile sohbet ederken onun söylediği bir cümle bana şu cümleyi kurdurtmuştu: "Çocuklara rağmen değil onlarla birlikte her şeyi yapabilmek benim tercihim." Çocuklarınızdan sorunmuş gibi söz etmeyin, dünyaya gelmek onların tercihi değildi.


1 yorum: