12 Nisan 2014 Cumartesi

İkizleri beklerken

Bizim bu bekleme sürecimiz biraz zor oldu. Bu zorluk çok şükür ki çocukların sağlığından değil benim sıkıntılarımdan kaynaklandı. 8. ve 14. haftalar arasında tam 6 hafta boyunca yattım ve sadece serumla beslendim. Yatarak 9 kilo verdim. Her şey ama her şey pis kokuyordu. Bütün yiyecek ve içecekleri düşünmek bile iğrençti. Soranlara "sanki kötü bir otobüs yolculuğundasın da seni yol tutmuş gibi" diye anlatırdım. Daimi bir mide bulantısıyla yaşamaktı kısacası. Yemek yemeye cesaret edebildiğim zamanlar hep hüsranla sonuçlandı. Yemek dediysem kuru ekmek, peynir ya da yoğurtlu makarna; başka bir şey değil. Benim bulantılarım 19. hafta bitene kadar yani bir 5 hafta daha sürdü. Doğum günü mumlarımı kolumda serumla üfledim, kpds sınavına gireceğim gün  iki şişe serum alıp evde yatmayı tercih ettim :), "ben kötüyüm konuşamıyorum bile, nasıl çeviri yaparım" deyip toplantıya gitmedim. Neyse ki 15.-25. haftalar arasında işe devam edebildim. 25. haftadan sonra doktorum işe gitmemem gerektiğini söyledi ve rapor verdi. Zaten bir yere gidebilecek halim de yoktu. Oturduğum yerden beş hamlede falan ancak kalkabiliyordum. Haftalar ilerledikçe bu hamle sayıları arttı tabi. Son haftalarda sadece temel ihtiyaçlarım için oturduğum yerden kalkabilir hale gelmiştim. Nihayet tam 36. haftanın dolduğu gün kontrol için hastaneye gittiğimizde geldi yavrucuklar. 


Bundan sonrası bambaşka bir hikaye zaten. Anlatırım...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder